İş Hukuku

İş hukuku; bir özel hukuk sözleşmesi olan, hizmet sözleşmesine dayalı bağımlı çalışmayı düzenleyen kurallar bütünüdür.

T.C Anayasası’nda çalışma ve çalışma özgürlüğü konuları önemle düzenlenmiştir. Anayasanın 18. Maddesinde “zorla çalıştırma ve angarya” yasaklanmıştır. Bu da insani yaşam şartlarının anayasa bağlamında ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Aynı şekilde Anayasa’nın 48.vd maddeleri “çalışma ve sözleşme hürriyeti”ni düzenlemektedir. Bu maddelerde de her bireyin çalışmaya hakkı olduğu, kimseye yapamayacağı bir iş yüklenemeyeceği, sendika kurma hakkı, grev ve lokavt hakkı, ücrette adalet ilkelerini düzenlemektedir. Bu da Anayasa’nın çalışma ve iş yaşamını kesin kurallarla sınırlandırıyor olduğunu göstermektedir.

Bu düzenlemelerle iş yaşamı ve çalışma hayatının anayasal güvence altına alınması, iş hukukunun da dayanağı olması açısından önem arz etmektedir. Anayasanın güvence altına aldığı bu durumlardan ayrı İş Hukuku’nu düzenleyen 4857 Sayılı İş Kanunu bulunmaktadır.

İş kanunu ilk önce 1951 yılında 5521 sayılı kanunla yürürlüğe girmiştir ancak zamanla ihtiyaca cevap verememiş ve 1971 yılında 1475 sayılı kanunla değiştirilmiştir. Şuanda ise; 4857 sayılı İş Kanunu yürürlüktedir 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak bu kanunun 14.maddesi 1475 sayılı kanunun “kıdem tazminatı” bölümüne atıf yapmaktadır. Sadece kıdem tazminatı ile ilgili olan bölüm o kanunla kullanılmaktadır. 4857 Sayılı kanunun 77-89 arası maddeleri de 20.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği maddelerini mülga haline getirmiştir.

İş Kanunu; İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi (İşK. Md 8-31 arası), Ücret(İşK. Md 32-62 arası), İşin Düzenlenmesi(İşK. Md 63-76 arası), İş ve İşçi Bulma (İşK. Md 90), Çalışma Hayatının Denetimi ve Teftişi (İşK. Md 91-97 arası), İdari Ceza Hükümleri (İşK. Md 98-108 arası), Çeşitli, Geçici ve Son Hükümler (İşK. Md 109-122) oluşur.

İş hukuku, İş, İşçi ve Hizmet Sözleşmesi ekseninde kurulmuş bir alandır. İşçi ve işveren arasındaki işin nasıl görüleceğine dair aralarında yaptıkları bir sözleşmeye dayalı hukuk alanını oluşturur.

İş hukukunun amacı, verilen emeğin sömürülmediği adil ve hakkaniyete dayalı bir çalışma sistemini oluşturmaktır. İş hukukunun doğası gereği zayıf olan işçinin korunması esastır. İşçi iş ilişkisinin kurulduğu sözleşmede bağımlı bir süje konumundadır ve bu yüzden çeşitli sömürülere maruz kalabilmektedir. Bu sebepledir ki; İş hukukunda bulunan ‘’işçinin korunması ilkesi’’ evrensel bir kabul görmüş ilke olarak karşımıza çıkmaktadır.

Philadelphia Bildirgesi’nde emeğin ticari bir meta olmadığı kabule edilirken, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde de işçinin korunması temel ilke olarak yer almıştır.

Uluslararası metinlerle de desteklenmiş olan işçinin korunması ve emeğe saygı unsurları, iş hukukunun temel kabulleri olarak görülmektedir.

İş hukuku Bireysel İş Hukuku ve Toplu İş Hukuku olmak üzere ikiye ayrılır.

Toplu İş Hukuku, İşçi ve işveren arasındaki sözleşme şartlarının kolektif (toplu) biçimde düzenlendiği alandır, bu alan sendikaların çıkışıyla gittikçe önem kazanmıştır.

Bireysel İş Hukuku ise; iş hukukun temelini oluşturur ve iş sözleşmesini, taraflarını, sözleşmenin içeriğini, devamını, sona ermesini, sona ermesinin sonuçlarını, çalışma ve dinlenme süreleri gibi olguları bire bir inceleme şansına sahiptir.

İş Kanunu’nun yanında iş hukukunu içine alan, düzenleyen ve ilintili olan çok sayıda kanun ile düzenlenmiş bir alandır:

Türk Borçlar Kanunu’nun Hizmet Sözleşmesine ilişkin hükümleri,

1475 Sayılı E. İş Kanunu’nun Kıdem Tazminatına İlişkin 14.Maddesi (şuan)

Deniz İş Kanunu, Basın İş Kanunu,

Hafta Tatili Hakkında Kanun,

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu,

Özel Öğretim Kurumları Kanunu,

6331 İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu (İşK 77-89 maddeleri mülga)

Öğle Dinlenmesi Kanunu ve bunun yanında Yönetmelikler,

Tüzükler ve Tebliğlerle desteklenmiş birçok mevzuatın içerisinde olan bir alandır.

İş Hukuku kaynakları sadece İş Kanunu’na bağlı değil hemen hemen her alanda rastlanabilecek hükümlerin hukukudur.

Türk İş Hukuku’na hâkim ilkeler arasında işçinin korunması, işçi lehine yorum, eşit işe eşit ücret, işçinin korunması, çalışma hürriyeti, ayrımcılık yasağı, işçi işveren dengesinin adil kurulması ilkeleri bulunmaktadır.

Kıdem Tazminatı Davaları, İhbar Tazminatı Davaları, İşe İade Davaları, Ücret Alacağı Davaları, İş Sözleşmesinin Feshinden Kaynaklanan Davalar, İşçi Alacağı Davaları, Mobbing Davaları, Ayrımcılık Davaları gibi tipik iş hukuku ihtilafları arasında olup büromuz bu alanlarda en kaliteli avukatlık hizmetlerini vermeyi hedeflemektedir.

Paylaş